Afyonkarahisar, ya da hepimizin bildiği adıyla Afyon, Türkiye’nin kavşak noktası olmasıyla meşhurdur ama aslında durup dinlenmek, keşfetmek ve tabii ki karnını doyurmak isteyenler için çok daha fazlasını vaat eder.
Eğer bu şehri sadece içinden geçilen bir yer olarak görüyorsanız, bir sonraki seyahatinizde rotanızı şehre doğru kırmanız için birkaç neden hazırladım.
1. Gastronomi: Damak Çatlatan Bir Rota
Afyon, UNESCO tarafından **"Yaratıcı Şehirler Ağı"**na gastronomi alanında dahil edilmiş bir şehir. Yani burada aç kalma ihtimaliniz sıfır, kilo alma ihtimaliniz ise oldukça yüksek.
-
Afyon Kaymağı ve Lokumu: Gerçek manda kaymağının tadı burada bir başkadır. Yanında taze bir lokumla birleşince efsaneye dönüşür.
-
Sucuk: "Afyon Sucuğu"nun o kendine has baharat dengesi, sabah kahvaltılarını şölene çevirir.
-
Keşkek: Düğünlerin ve özel günlerin vazgeçilmezi olan bu lezzet, burada tescillidir.
2. Tarihin Zirvesi: Afyon Karahisar Kalesi
Şehrin tam ortasında, yerden yaklaşık 226 metre yükseklikte yükselen devasa bir volkanik kaya kütlesi düşünün. Kaleye çıkmak için yaklaşık 550 basamağı göze almanız gerekiyor. Biraz yorucu olabilir, ancak zirveye ulaştığınızda tüm şehrin ayaklarınızın altına serilmesi bu çabaya fazlasıyla değiyor.
3. Şifa Kaynağı: Termal Turizm
Afyon, Türkiye’nin termal başkentidir. Kışın ortasında sıcacık şifalı sulara girmek, hem ruhunuzu hem bedeninizi dinlendirmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. Şehirdeki modern termal oteller, sağlık turizmi için dünyanın dört bir yanından misafir ağırlıyor.
4. Frig Vadisi: Küçük Kapadokya
Afyon sınırları içerisinde yer alan Frig Vadisi, devasa kaya anıtları, kiliseleri ve antik yerleşimleriyle adeta bir açık hava müzesi gibidir. Özellikle Ayazini Köyü, son yıllarda yapılan restorasyonlarla birlikte mutlaka görülmesi gereken bir turizm merkezine dönüştü.
Küçük Bir İpucu
Afyon'a giderseniz, tarihi Uzun Çarşı'ya uğramayı, bir esnaf lokantasında ekmek kadayıfını (üzerinde bol kaymakla tabii ki!) denemeyi unutmayın.
📜 Tarihçe
Afyonkarahisar’ın tarihçesi, tıpkı coğrafi konumu gibi tam bir "geçiş yolu" hikayesidir. Binlerce yıl boyunca Hititlerden Osmanlı’ya kadar pek çok medeniyetin iz bıraktığı bu topraklar, Anadolu’nun kilit taşı olma özelliğini her zaman korumuştur.
İşte Afyon’un tarihsel yolculuğunun kilometre taşları:
1. Antik Dönem: Hititler ve Frigler
Şehrin bilinen tarihi M.Ö. 3000’li yıllara, yani Tunç Çağı'na kadar uzanır.
-
Hititler: Şehrin merkezindeki o meşhur kale, ilk kez Hitit Kralı II. Murşil döneminde bir savunma noktası olarak kullanılmaya başlanmıştır. O zamanki adı **"Hapanuva"**dır.
-
Frigler: Hititlerin yıkılmasından sonra bölgeye Frigler hakim olmuştur. Bugün hala ziyaret edilebilen devasa kaya anıtları ve yerleşimleri (Frig Vadisi), bu dönemin sanatsal ve kültürel mirasıdır.
2. Roma ve Bizans Dönemi: Akroenos
Helenistik dönemde "Akroenos" adını alan şehir, Roma ve Bizans dönemlerinde stratejik önemini artırdı. Bizans İmparatorluğu döneminde kale tahkim edilmiş ve şehir, Arap akınlarına karşı önemli bir savunma hattı oluşturmuştur.
3. Selçuklu ve Beylikler: Karahisar-ı Sahip
1071 Malazgirt Meydan Muharebesi’nden kısa bir süre sonra şehir Türklerin eline geçmiştir.
-
Selçuklular: Sultan I. Mesud şehri imar etmiş, ünlü Ulu Camii (40 ahşap direkli cami) bu dönemde inşa edilmiştir.
-
Sahipataoğulları Beyliği: Selçuklu’nun son dönemlerinde vezir Sahip Ata Fahrettin Ali’nin çocukları tarafından burada bir beylik kurulmuş ve şehrin adı "Karahisar-ı Sahip" (Sahip’in Kara Kalesi) olarak anılmaya başlanmıştır.
4. Osmanlı Dönemi ve "Afyon" İsmi
Osmanlı topraklarına 14. yüzyılda katılan şehir, bir sancak merkezi haline gelmiştir. Bölgede yaygın olarak yapılan haşhaş tarımı ve bu bitkiden elde edilen afyon (opium), şehrin ismine kalıcı bir ekleme yapmıştır. Böylece şehrin adı zamanla "Afyon Karahisar" olarak şekillenmiştir.
5. Milli Mücadele: Cumhuriyetin Kilidi
Afyonkarahisar, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda en kritik role sahip şehirlerden biridir.
-
Büyük Taarruz: 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz, Afyon’daki Kocatepe’de bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından yönetilmiştir.
-
Kurtuluş: 27 Ağustos’ta şehrin işgalden kurtarılması, Türk ordusunun İzmir’e kadar sürecek olan zafer yürüyüşünün başlangıcı olmuştur. Bu yüzden Afyon, "Zaferin Şehri" olarak da anılır.
Biliyor muydunuz?
Şehrin ismi 2005 yılında yapılan bir kanun değişikliğiyle, halk arasındaki yaygın kullanımı olan Afyon ile tarihi adı olan Karahisar'ın birleşmesiyle resmen "Afyonkarahisar" olarak tescillenmiştir.