Menü

📍 Öğrenci Şehri

AFYONKARAHİSAR

2 kayıtlı eğitim kurumu ile öğrenciler için harika bir yaşam merkezi.

🏛️
2 Üniversite
🛏️
17 Öğrenci Yurdu

📍 Genel Bilgiler

Afyonkarahisar, ya da hepimizin bildiği adıyla Afyon, Türkiye’nin kavşak noktası olmasıyla meşhurdur ama aslında durup dinlenmek, keşfetmek ve tabii ki karnını doyurmak isteyenler için çok daha fazlasını vaat eder.

Eğer bu şehri sadece içinden geçilen bir yer olarak görüyorsanız, bir sonraki seyahatinizde rotanızı şehre doğru kırmanız için birkaç neden hazırladım.


1. Gastronomi: Damak Çatlatan Bir Rota

Afyon, UNESCO tarafından **"Yaratıcı Şehirler Ağı"**na gastronomi alanında dahil edilmiş bir şehir. Yani burada aç kalma ihtimaliniz sıfır, kilo alma ihtimaliniz ise oldukça yüksek.

  • Afyon Kaymağı ve Lokumu: Gerçek manda kaymağının tadı burada bir başkadır. Yanında taze bir lokumla birleşince efsaneye dönüşür.

  • Sucuk: "Afyon Sucuğu"nun o kendine has baharat dengesi, sabah kahvaltılarını şölene çevirir.

  • Keşkek: Düğünlerin ve özel günlerin vazgeçilmezi olan bu lezzet, burada tescillidir.

2. Tarihin Zirvesi: Afyon Karahisar Kalesi

Şehrin tam ortasında, yerden yaklaşık 226 metre yükseklikte yükselen devasa bir volkanik kaya kütlesi düşünün. Kaleye çıkmak için yaklaşık 550 basamağı göze almanız gerekiyor. Biraz yorucu olabilir, ancak zirveye ulaştığınızda tüm şehrin ayaklarınızın altına serilmesi bu çabaya fazlasıyla değiyor.

3. Şifa Kaynağı: Termal Turizm

Afyon, Türkiye’nin termal başkentidir. Kışın ortasında sıcacık şifalı sulara girmek, hem ruhunuzu hem bedeninizi dinlendirmek istiyorsanız doğru yerdesiniz. Şehirdeki modern termal oteller, sağlık turizmi için dünyanın dört bir yanından misafir ağırlıyor.

4. Frig Vadisi: Küçük Kapadokya

Afyon sınırları içerisinde yer alan Frig Vadisi, devasa kaya anıtları, kiliseleri ve antik yerleşimleriyle adeta bir açık hava müzesi gibidir. Özellikle Ayazini Köyü, son yıllarda yapılan restorasyonlarla birlikte mutlaka görülmesi gereken bir turizm merkezine dönüştü.


Küçük Bir İpucu

Afyon'a giderseniz, tarihi Uzun Çarşı'ya uğramayı, bir esnaf lokantasında ekmek kadayıfını (üzerinde bol kaymakla tabii ki!) denemeyi unutmayın.

📜 Tarihçe

Afyonkarahisar’ın tarihçesi, tıpkı coğrafi konumu gibi tam bir "geçiş yolu" hikayesidir. Binlerce yıl boyunca Hititlerden Osmanlı’ya kadar pek çok medeniyetin iz bıraktığı bu topraklar, Anadolu’nun kilit taşı olma özelliğini her zaman korumuştur.

İşte Afyon’un tarihsel yolculuğunun kilometre taşları:


1. Antik Dönem: Hititler ve Frigler

Şehrin bilinen tarihi M.Ö. 3000’li yıllara, yani Tunç Çağı'na kadar uzanır.

  • Hititler: Şehrin merkezindeki o meşhur kale, ilk kez Hitit Kralı II. Murşil döneminde bir savunma noktası olarak kullanılmaya başlanmıştır. O zamanki adı **"Hapanuva"**dır.

  • Frigler: Hititlerin yıkılmasından sonra bölgeye Frigler hakim olmuştur. Bugün hala ziyaret edilebilen devasa kaya anıtları ve yerleşimleri (Frig Vadisi), bu dönemin sanatsal ve kültürel mirasıdır.

2. Roma ve Bizans Dönemi: Akroenos

Helenistik dönemde "Akroenos" adını alan şehir, Roma ve Bizans dönemlerinde stratejik önemini artırdı. Bizans İmparatorluğu döneminde kale tahkim edilmiş ve şehir, Arap akınlarına karşı önemli bir savunma hattı oluşturmuştur.

3. Selçuklu ve Beylikler: Karahisar-ı Sahip

1071 Malazgirt Meydan Muharebesi’nden kısa bir süre sonra şehir Türklerin eline geçmiştir.

  • Selçuklular: Sultan I. Mesud şehri imar etmiş, ünlü Ulu Camii (40 ahşap direkli cami) bu dönemde inşa edilmiştir.

  • Sahipataoğulları Beyliği: Selçuklu’nun son dönemlerinde vezir Sahip Ata Fahrettin Ali’nin çocukları tarafından burada bir beylik kurulmuş ve şehrin adı "Karahisar-ı Sahip" (Sahip’in Kara Kalesi) olarak anılmaya başlanmıştır.

4. Osmanlı Dönemi ve "Afyon" İsmi

Osmanlı topraklarına 14. yüzyılda katılan şehir, bir sancak merkezi haline gelmiştir. Bölgede yaygın olarak yapılan haşhaş tarımı ve bu bitkiden elde edilen afyon (opium), şehrin ismine kalıcı bir ekleme yapmıştır. Böylece şehrin adı zamanla "Afyon Karahisar" olarak şekillenmiştir.

5. Milli Mücadele: Cumhuriyetin Kilidi

Afyonkarahisar, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda en kritik role sahip şehirlerden biridir.

  • Büyük Taarruz: 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz, Afyon’daki Kocatepe’de bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından yönetilmiştir.

  • Kurtuluş: 27 Ağustos’ta şehrin işgalden kurtarılması, Türk ordusunun İzmir’e kadar sürecek olan zafer yürüyüşünün başlangıcı olmuştur. Bu yüzden Afyon, "Zaferin Şehri" olarak da anılır.


Biliyor muydunuz?

Şehrin ismi 2005 yılında yapılan bir kanun değişikliğiyle, halk arasındaki yaygın kullanımı olan Afyon ile tarihi adı olan Karahisar'ın birleşmesiyle resmen "Afyonkarahisar" olarak tescillenmiştir.

🗺️ Gezilecek Yerler

Afyonkarahisar, hem şehir merkezinde hem de ilçelerinde tarih ve doğayı iç içe sunan bir şehir. Eğer bir gezi planı yapıyorsanız, rotanızı şu ana başlıklarla organize edebilirsiniz:


1. Şehir Merkezindeki Duraklar

Şehir merkezini yürüyerek gezmek oldukça keyiflidir, ancak bolca yokuş ve merdivene hazırlıklı olun.

  • Afyon Karahisar Kalesi: Şehrin sembolü. 226 metre yükseklikteki bu kaleye 550 basamakla çıkılıyor. Zirvede sizi bekleyen panoramik manzara ve Hititlerden kalma kale kalıntıları büyüleyici.

  • Tarihi Afyon Evleri: Kalenin eteklerinde, rengarenk restore edilmiş Osmanlı dönemine ait konaklar. Özellikle fotoğraf çekmeyi sevenler için harika bir fon oluşturur.

  • Ulu Camii: 1272 yılında yapılan, 40 ahşap direk üzerine kurulu Selçuklu şaheseri. Çivi kullanılmadan yapılan tavanı ve eşsiz ahşap işçiliğiyle "Ahşap Direkli Camiler" grubunun en güzel örneklerinden biridir.

  • Mevlevihane (Sultan Divani Mevlevihanesi): Konya'dan sonraki en önemli Mevlevihane merkezidir. Günümüzde müze olarak hizmet veren yapı, huzurlu atmosferiyle dikkat çeker.

2. Şifa ve Tarih: Kaplıcalar ve Müzeler

  • Termal Kaplıcalar: Gazlıgöl, Heybeli, Ömer ve Gecek bölgeleri termal turizmin merkezidir. Sadece konaklama için değil, günübirlik tesisler için de tercih edebilirsiniz.

  • Zafer Müzesi: Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin planlandığı ve Atatürk’ün karargah olarak kullandığı bu tarihi bina, milli mücadele ruhunu hissetmek için mutlaka görülmeli.

  • Afyonkarahisar Arkeoloji Müzesi: Bölgedeki Hitit, Frig, Roma ve Bizans eserlerinin sergilendiği, oldukça zengin bir koleksiyona sahip modern bir müze.

3. Doğal ve Antik Rotalar (Merkez Dışı)

  • Frig Vadisi (Ayazini Köyü): "Küçük Kapadokya" olarak adlandırılan bu bölge, kaya mezarları, kiliseleri ve antik yerleşimleriyle dolu. Özellikle son yıllarda yapılan turizm yatırımlarıyla kafe ve butik otellerin olduğu canlı bir köye dönüştü.

  • Kocatepe Anıtı: Büyük Taarruz'un başladığı nokta. Şehrin yaklaşık 20 km dışında olan bu tepe, hem manevi değeri hem de stratejik konumuyla etkileyicidir.

  • Başkomutanlık Tarihi Milli Parkı: Kurtuluş Savaşı'nın yaşandığı toprakları, şehitlikleri ve anıtları kapsayan devasa bir alan.

  • Akdağ Tabiat Parkı (Sandıklı): Doğayla baş başa kalmak, kanyon yürüyüşü yapmak veya yılkı atlarını görmek isterseniz harika bir kaçış noktası.


Gezi İçin Küçük Bir Tavsiye

Eğer vaktiniz kısıtlıysa; sabah erkenden Karahisar Kalesi'ne çıkıp, inince Ulu Camii'yi ziyaret edip, öğle yemeğinde bir Afyon Kebabı yedikten sonra öğleden sonranızı Frig Vadisi'nde geçirebilirsiniz.

Sitemizdeki tüm içerik bilgilendirme amaçlıdır. İçeriklerde yanlış olduğunuzu düşünüyorsanız info@universitekayit.com.tr adresine reel bilgileri içerik sahibi yada yetkilisi olduğunu gösterir belge ile gönderiniz...